Pratik Bilgiler
  • 2015 Yılı İşkur İdari Para Cezaları
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasındaki Yükümlülükleriniz ve Tahakkuk Edecek Cezalar İçin Tıklayınız
  • 2015 SGK İdari Para Cezaları
  • 2016 Yılı İş Kanunu İdari Para Cezaları
  • 2017 İş Kanunu İdari Para Cezaları
  • 2017 SGK İdari Para Cezaları
  • Amortisman Sınırı
  • Arızi Kazançlara İlişkin İstisna
  • Asgari Geçim İndirimi
  • Asgari Ücret Maliyeti
  • Asgari Ücret Tutarları
  • Beyanname Verme ve Ödeme Süreleri
  • Bilanço Esasında Defter Tutma
  • Damga Vergisine Tabi Kağıtlar
  • Dava Açma Süreleri
  • Değer Artış Kazançları İstisnası
  • Dernek Kanunda Uygulanan Cezalar
  • Emlak Vergisi Değeri Yıllık Artış
  • Emlak Vergisi Oranları
  • Emzirme ve Cenaze Ödeneği
  • Engelli İndirimi Tutarları
  • Fatura Kullanma Mecburiyeti
  • Gecikme Zammı Oranları
  • Geçici Vergi Oranları
  • Gelir Vergisi Tarifesi
  • Genel Bildirim ve Süreler
  • İhbar Önel Süreleri
  • İşsizlik Sigortası Primleri
  • Kapıcı Özet Maaş Hesabı
  • Kıdem Tazminatı Tavanı
  • Kira Stopaj Oranı
  • Mesken Kira Gelirlerinde İstisna Tutarı
  • Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifeleri
  • Ödeme Emrine İtiraz
  • Özel Sağlık ve Emeklilik Katkı Payı
  • Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırma
  • Reeskont ve Avans Uygulanan Faizi Oranları
  • SGK Eksik Gün Nedenleri
  • SGK İstisna Yemek, Çocuk, Aile Yardımı
  • SGK İşten Çıkış Kodları
  • SGK Primine Tabi Olan ve Olmayan Kazançlar
  • SGK Taban ve Tavan Ücretleri
  • Tahakkuktan Vazgeçme Sınırı
  • Tecil Faiz Oranları
  • Ücretlerde Damga Vergisi
  • Veraset ve İntikal Vergisi Oranları
  • Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
  • VUK da Kanuni ve İdari Süreler
  • VUK Uygulanan Had ve Miktarlar
  • Yazar Kasa Fiş Kesme Sınırı
  • Yeniden Değerleme Oranları
  • Yıllar İtibariyle Asgari Ücretler
  • Yıllık Ücretli İzin Süreleri
  • Yurt Dışına Çıkış Yasağı
  • Yurt İçi Gündelikler
  • Yurtdışı Gündelikler

  • TÜRK TİCARET KANUNUNDA TASFİYE SÜRECİNE İLİŞKİN YENİLİKLER

    6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’nda(mTK) tasfiyeye ilişkin hükümler daha çok kolektif şirket başlığı altında dar kapsamda düzenlenmişken, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu(TK) ile birlikte tasfiyeye ilişkin yeni madde başlıkları ihdas edilerek kapsam genişletilmiştir.

    Şirket tüzel kişiliğinin sona erme nedenlerinin gerçekleşmesi ile başlayan tasfiye süreci, şirket unvanın sicilden silinmesi ile son bulmaktadır. Sona erme hallerinin gerçekleşmesi ila başlayan tasfiye sürecine ilişkin iş ve işlemler genel kurulca seçilen tasfiye memurları eliyle yürütülmektedir. Genel kurulca tasfiye memuru belirlenmemiş ise, bu süreç yönetim kurulu üyelerince yürütülmektedir.

    Bu çalışmamızda tasfiyenin amacı ve tasfiye memuru konusunda açıklamalarda bulunulacak olup, yeni kanunda tasfiye sürecine ilişkin getirilen yeniliklere de değinilecektir.

    TASFİYENİN AMACI  

    Tasfiyenin amacı, şirketin faaliyette bulunduğu dönemde başlanmış olup da henüz sonuçlandırılmamış olan iş ve işlemlerin tamamlanması, şirketin borç ve taahhütlerini yerine getirmesi, şirketin varlıklarını nakde çevirerek borçlarını karşılaması şeklinde açıklanabilir.(TK.md. 291)

    Eski yasada sona eren şirketin tasfiye haline girmeyeceği özel durumlar yer almaktaydı. Bunlar birleşme, anonim şirketin limited şirkete dönüştürülmesi ve bir kamu tüzel kişiliği tarafından devralınma şeklinde sayılmıştır. 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda ise eski yasadan farklı olarak sona erme halinde tasfiye sürecine girilmemesine ilişkin hükümler sınırlı sayı olarak sıralanmayarak kanundaki istisnalar saklı tutulmuştur(TK. md. 533/1).

    Şirketin tasfiye haline girmesi ile birlikte hak ehliyetinin mi yoksa fiil ehliyetinin mi sınırlanacağı konusu doktrinde tartışılmaktaydı. Ancak yeni kanuna getirilen hüküm ile bu tartışmalara son verilmek istenmiştir. Buna göre, “tasfiye halindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dahil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye halinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Bu halde organların yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır(TK.md.533/2)”  hükmü uyarınca tasfiye haline girilmesiyle birlikte değişikliğe uğrayan ve sınırlanan şirketin ehliyeti değil, organların yetkileri olmaktadır.

    İflas halinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Şirket organları temsil yetkilerini, ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için korurlar(TK.md.534).

    TASFİYE MEMURU

    Kollektif şirketlerde tasfiye memurları şirket sözleşmesiyle, şirketin devamı sırasında veya sona ermesinden sonra ortakların oy birliği ile seçilir. Bu hükme göre seçim olmamışsa, tüm ortaklar veya bunların kanuni temsilcileri tasfiye memuru sayılacaktır. Bununla birlikte, ortaklardan birinin istemi üzerine mahkeme bir veya birkaç tasfiye memuru atayabilmektedir. Tasfiye memurları ortaklardan veya üçüncü kişilerden olabilir(TK.md.273).

    Anonim şirketlerde ise, tasfiye memurları şirket esas sözleşmesiyle veya genel kurulca belirlenebilir. Bu şekilde belirlenmez ise yönetim kurulu üyeleri tasfiye memuru olacaktır. Yine tasfiye memurları kollektif şirket hükümlerine benzer olarak pay sahipleri veya üçüncü kişilerden olabilecektir. Yönetim kurulu üyelerince, tasfiye memurları ticaret siciline tescil ettirilmelidir.(TK.md.536/1,2).

    Şirketin feshine mahkemece karar verilmesi halinde tasfiye memurunun mahkemece atanacağına dair hüküm yeni kanun ile getirilen bir düzenlemedir.(TK.md.536/3). Mahkeme tarafından yapılan tayin aynı zamanda bir azil işlemini gerektirmektedir. Buna göre, mahkeme kanuni nitelikleri haiz bir tasfiye memuru atarken, mevcut tasfiye memurlarından birini görevden almalı ve onun yerine atamayı yapmalıdır. Bu husus mahkemenin takdirinde değildir. 6762 sayılı kanunda şirketin feshine mahkemece karar verilmesi halinde dahi, tasfiye işleri, esas sözleşme veya genel kurul kararı ile tasfiye memuru belirlenmedikçe yönetim kurulu tarafından yürütülmekteydi. mTK 442’de yer alan mahkemenin tasfiye memurunu atama yetkisi, ancak pay sahiplerinden birinin talebiyle ve haklı sebeplerin varlığı halinde mevcut tasfiye memurunun azledilerek yerine yenisinin atanması hali ile sınırlıydı.

    TK’da temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şart koşulmuştur. Bu şartların aynı kişide toplanması gerekmektedir.

    Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla atanmış tasfiye memurları ve bu görevi yerine getiren yönetim kurulu üyeleri, genel kurul tarafından her zaman görevden alınabilir ve yerlerine yenileri atanabilir. Pay sahiplerinden birinin istemiyle ve haklı sebeplerin varlığında, mahkeme de tasfiyeye memur kişileri görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir(TK. md. 537/1-2).

    Tasfiye Memurunun Görev ve Sorumlulukları Nelerdir?

    Tasfiye memurları tasfiye süresince ortakların tasfiyeye ilişkin oy birliğiyle verdikleri kararlara göre hareket etmelidirler. Tasfiye memuru tasfiyeye yalnız başına yetkiliyse, bu durum kanunda öngörüldüğü şekilde tescil ve ilan olunur. Tasfiye memurları birden fazla ise, aksi genel kurul kararında veya esas sözleşmede öngörülmemişse,  şirketin  bağlanabilmesi  için  imzaya  yetkili iki  tasfiye memurunun şirket unvanı altında imza atması gereklidir.

    Tasfiye memurları kendilerine tanınmış olan yetkilerini bir başkasına devredemez. Yetki devri, ancak belirli işlerin yapılabilmesi için söz konusu olabilecektir. Tasfiye halindeki şirketi tasfiye ile ilgili konularda mahkemelerde ve dış ilişkide tasfiye memurları temsil eder.

    Diğer yandan tasfiye işlerinin düzenli yürütülmesi ve güvenliği için gereken defterler de tasfiye memurlarınca tutulur. Tasfiyenin sonunda defterler ve tasfiyeye ilişkin olanlar da dahil belgeler on yıl süreyle sınıflandırılmış bir şekilde saklanmalıdır.

    Tasfiye memurlarınca tasfiye sırasında elde edilen paraların şirketin süregelen harcamaları için gerekli olan dışındaki kısmı bir bankaya şirket adına yatırılmalıdır. Tasfiye halinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılmalıdır. Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça dağıtma para olarak yapılır.  

    Tasfiyenin son bulması ile tasfiye memurları ticaret unvanının sicilden silinmesini talep ederler. Tasfiye memurları, pay sahiplerinin yahut ortakların tasfiye işlerinin durumu hakkında bilgi istemesi halinde bu konuda açıklama yapmak ve talep edilmesi halinde imzalı belge vermekle yükümlüdürler. Tasfiye memurları, şirketin bütün mal ve haklarının korunması için basiretli bir yönetici gibi gereken önlemleri almakla ve tasfiyeyi en kısa sürede bitirmekle görevlidirler.

    Tasfiye memurları; şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler. Ancak şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhal şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirmelidirler.

    Tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.

    Tasfiye Memurunun Hakları Nelerdir?

    Tasfiye memurları, esas sözleşmede aksi öngörülmemişse olağan ücrete hak kazanırlar. Genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tasfiye memurları şirketin aktiflerini pazarlık yoluyla da satabilirler. Ancak önemli miktarda aktiflerin satılabilmesi için genel kurul kararı gerekmektedir. Tasfiye memurları görevlerine başladıkları esnada şirket mallarının değerini belirlemek için gerek duyulması halinde uzman kişilere başvurabilmektedirler.

    Tasfiye memurlarınca çıkarılan ilk envanter ve bilançonun genel kurulda onaylanmasından sonra, tasfiye memurları şirketin envanterde yazılı bütün malları ile defter ve belgelerine el koyarlar.

    IV-TASFİYEYE İLİŞKİN YENİLİKLER

    6762 sayılı mTK’da bulunmayan, fakat uygulamada benimsenen ek tasfiye, yeni yasayla kanun hükmü haline getirilmiştir. Ek tasfiye, tasfiye işlerinin tamamlanıp tasfiyenin bitirilmiş olmasına rağmen, daha sonra başkaca tasfiye önlemlerinin alınmasının zorunluluğunun doğması halinde başvurulan geçici bir tedbirdir. Ek tasfiye kararı ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemekte, alınması ihmal edilmiş tedbirler alınmaya çalışılmaktadır.

    Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler(TK. md. 547/1). Tasfiye işlerinin son bulması halinde şirket yine sona erdirilecektir. Zorunluluk yoksa ek tasfiyeye gidilemeyecektir.

    Mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiyesi için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir(TK. Md. 547/2). Ek tasfiye kararının tescili bildirici niteliktedir. Tescil üzerine şirket tüzel kişiliğini yeniden kazanır ve organlar yeniden çalışmaya başlar. Ancak, bu durum şirketin sona ermiş olduğu gerçeğini değiştirmez.

    Tasfiyeye ilişkin getirilen bir diğer yeniklik tasfiyeden dönmedir. Tasfiyeden dönme, tasfiye haline giren şirket genel kurulunun, alacağı bir kararla, şirketi tasfiye gayesi güden bir şirket olmaktan çıkarıp, tekrar kar elde etme amacı güden ve varlığını devam ettiren bir şirket haline dönüştürmedir.

    Genel kurulca tasfiyeden dönme kararının alınabilmesi için sürenin dolması veya genel kurul kararıyla şirketin son bulması gerekmektedir. Tasfiyeden dönme kararının sermeyenin en az yüzde altmışının oyu ile alınması gerekmektedir(TK. Md. 548).

    Sona erme hallerinin gerçekleşmesi ile başlayan tasfiye süreci, unvanın sicilden silinmesi ile birlikte son bulmaktadır. Tasfiye sürecinin kanuna uygun olarak idare edilmesinden tasfiye memurları sorumludur.

    Yeni Türk Ticaret Kanunu ile tasfiye sürecine ilişkin ek tasfiye ve tasfiyeden dönme müesseseleri getirilmiştir. Ek tasfiye kararı ile yeni bir hukuki durum meydana getirilmemekte, alınması ihmal edilmiş tedbirler alınmaya çalışılmaktadır. Getirilen yeni düzenlemeler ile uygulamada karşılaşılan aksaklıklar giderilmeye çalışılmış ve iki önemli konu hukuki zemine oturtturulmuştur.  

    Serbay MORAY

    Gümrük ve Ticaret Müfettişi

    Bu yazı Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Mesleki Dayanışma Derneğinin yayın organı olan TEMA-TİC Ticaret Hukuk Dergisinin 4 nolu sayısında yayınlanmıştır.

     

    Bu Makaleyi arkadaşıma göndereyim


    Kötü Makaleyi Değerlendirin:
    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
    Çok İyi
    Bu Makalenin yazıcınızdan çıktısını alabilirsiniz. Tıklamanız yeterli.Yazdır


    Bu makale siteye eklendiği 06-10-2014 tarihinden beri 4723 kez okunmuştur.

    Bu İçeriği paylaşın

    Share |


    23 Ağustos 2017, Çarşamba
    Bir önceki iş günü 15:30 da açıklanan
    Para BirimiDöviz AlışDöviz SatışEfektif AlışEfektif Satış
    USD3.49733.50363.49483.5088
    EUR4.11704.12444.11414.1306
    GBP4.48494.50834.48174.5150

    > AYLIK DÖVİZ KURLARI TABLOSU <
    Site İstatistikleri
       Online : 65    
       Bugün : 7.966    
       Bu Ay : 248.236    
       Bu Yıl : 2.633.909    
       Toplam : 8.801.509    
    Tüm Hakları Saklıdır 2013 GÜLBENK MÜŞAVİRLİK - Adres: Mustafa Kemal Mah. 2155. Sk. Nep Office 4 K:2 D: 9-10 Çankaya ANKARA Tel : 0(312) 223-6314 Faks : 0(312) 223-5985
    Sitemizde yayınlanan yazılar aktif link vermek kaydı ile yayınlanabilir.
    free stats