Pratik Bilgiler
  • 2015 Yılı İşkur İdari Para Cezaları
  • İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasındaki Yükümlülükleriniz ve Tahakkuk Edecek Cezalar İçin Tıklayınız
  • 2015 SGK İdari Para Cezaları
  • 2016 Yılı İş Kanunu İdari Para Cezaları
  • 2017 İş Kanunu İdari Para Cezaları
  • 2017 SGK İdari Para Cezaları
  • Amortisman Sınırı
  • Arızi Kazançlara İlişkin İstisna
  • Asgari Geçim İndirimi
  • Asgari Ücret Maliyeti
  • Asgari Ücret Tutarları
  • Beyanname Verme ve Ödeme Süreleri
  • Bilanço Esasında Defter Tutma
  • Damga Vergisine Tabi Kağıtlar
  • Dava Açma Süreleri
  • Değer Artış Kazançları İstisnası
  • Dernek Kanunda Uygulanan Cezalar
  • Emlak Vergisi Değeri Yıllık Artış
  • Emlak Vergisi Oranları
  • Emzirme ve Cenaze Ödeneği
  • Engelli İndirimi Tutarları
  • Fatura Kullanma Mecburiyeti
  • Gecikme Zammı Oranları
  • Geçici Vergi Oranları
  • Gelir Vergisi Tarifesi
  • Genel Bildirim ve Süreler
  • İhbar Önel Süreleri
  • İşsizlik Sigortası Primleri
  • Kapıcı Özet Maaş Hesabı
  • Kıdem Tazminatı Tavanı
  • Kira Stopaj Oranı
  • Mesken Kira Gelirlerinde İstisna Tutarı
  • Motorlu Taşıtlar Vergisi Tarifeleri
  • Ödeme Emrine İtiraz
  • Özel Sağlık ve Emeklilik Katkı Payı
  • Özürlü ve Eski Hükümlü Çalıştırma
  • Reeskont ve Avans Uygulanan Faizi Oranları
  • SGK Eksik Gün Nedenleri
  • SGK İstisna Yemek, Çocuk, Aile Yardımı
  • SGK İşten Çıkış Kodları
  • SGK Primine Tabi Olan ve Olmayan Kazançlar
  • SGK Taban ve Tavan Ücretleri
  • Tahakkuktan Vazgeçme Sınırı
  • Tecil Faiz Oranları
  • Ücretlerde Damga Vergisi
  • Veraset ve İntikal Vergisi Oranları
  • Vergiden Müstesna Yemek Bedeli
  • VUK da Kanuni ve İdari Süreler
  • VUK Uygulanan Had ve Miktarlar
  • Yazar Kasa Fiş Kesme Sınırı
  • Yeniden Değerleme Oranları
  • Yıllar İtibariyle Asgari Ücretler
  • Yıllık Ücretli İzin Süreleri
  • Yurt Dışına Çıkış Yasağı
  • Yurt İçi Gündelikler
  • Yurtdışı Gündelikler

  • 6552 SAYILI TORBA YASA İLE İŞ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

     

    6552 Sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun ile İş Kanununda yapılan değişikliklere ilişkin kanun maddelerinin işverenlere getirdikleri ek yük ve avantajlar aşağıda değerlendirilmiştir.

    İlk sütunda ilgili kanun maddesinin mevcut, yürürlükteki şekli yer almaktadır. İkinci sütunda 6552 sayılı Yasa ile değişen şekli bulunmaktadır, değişiklik yapılan kısımlar kırmızı renkte yazılmıştır. Son sütunda değişikliklere ilişkin değerlendirmelerimiz yer almaktadır.

    Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıdaki tanımların bilinmesinde fayda bulunmaktadır.

    TANIMLAR:

    ASIL İŞVEREN: İşyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri diğer işverene veren, asıl işte kendisi de işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlardır.

    ALT İŞVEREN: Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlarıdır.

    ASIL İŞ: Mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan işi ifade eder.

    YARDIMCI İŞ: İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan işi ifade eder.

    6552 SAYILI TORBA YASA İLE İŞ KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VE DEĞERLENDİRMESİ

     

    MADDENİN ESKİ HALİ

     

    6552 SAYILI YASA İLE  DEĞİŞİK HALİ (Kırmızı renkte yazılı kısımlar değişiklikleri içermektedir.)

     

    DEĞİŞİKLİKLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

     

    4857 SAYILI İŞ KANUNU

    Madde 0003: İşyerini bildirme

    Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

    (26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5763 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen şekli.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Rapora altı iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

    (17.06.2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4884 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle eklenmiştir.) Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir.

    (26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5763 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenmiştir.) Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

     

    4857 SAYILI İŞ KANUNU

    Madde 0003: İşyerini bildirme

    Bu Kanunun kapsamına giren nitelikte bir işyerini kuran, her ne suretle olursa olsun devralan, çalışma konusunu kısmen veya tamamen değiştiren veya herhangi bir sebeple faaliyetine son veren ve işyerini kapatan işveren, işyerinin unvan ve adresini, çalıştırılan işçi sayısını, çalışma konusunu, işin başlama veya bitme gününü, kendi adını ve soyadını yahut unvanını, adresini, varsa işveren vekili veya vekillerinin adı, soyadı ve adreslerini bir ay içinde bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadır.

    (26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5763 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değişen şekli.) Bu Kanunun 2 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz  iş günü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine görülecek olan dava seri muhakeme usulüne göre dört ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde Yargıtay altı ay içinde kesin olarak karar verir.  Kamu idarelerince bu raporlara karşı yetkili iş mahkemelerine itiraz edilmesi ve mahkeme kararlarına karşı diğer kanun yollarına başvurulması zorunludur. Rapora otuz iş günü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onamış ise tescil işlemi iptal edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.

    (17.06.2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4884 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle eklenmiştir.) Ancak, şirketlerin tescil kayıtları ise ticaret sicili memurluklarının gönderdiği belgeler üzerinden yapılır ve bu belgeler ilgili ticaret sicili memurluğunca bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili bölge müdürlüklerine gönderilir.

    (26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5763 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenmiştir.) Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulması, bildirimi ve işyerinin tescili ile yapılacak sözleşmede bulunması gerekli diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

     

     

    Yapılan değişiklikle iş müfettişlerinin alt işverenlik sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönündeki raporlarına itiraz süresi altı iş gününden 30 iş gününe çıkarılmıştır. Mevcut düzenlemede  itiraz üzerine iş mahkemesinin verdiği karar kesin iken, değişiklikte temyiz olanağı getirilmiştir. Her iki değişiklik iş verenler lehine bir düzenlemedir.

     

    Ayrıca  işveren kamu idaresi ise muvazaa bulunduğu yönündeki rapora itiraz edilmesi zorunlu kılınmıştır. Kamu idaresinin takdir hakkı yoktur.

     

    Madde 0018: Feshin geçerli sebebe dayandırılması

    Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

    Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır.

    Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:

    1. Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.
    2. İşyeri sendika temsilciliği yapmak.
    3. Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip (28.02.2009 tarih ve 27155 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5838 sayılı Kanunun 32/4 maddesiyle eklenen ibare.) veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.
    4. Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.
    5. 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek.
    6. Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.

    İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.

    İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz.

     

    4857 SAYILI İŞ KANUNU

    Madde 0018: Feshin geçerli sebebe dayandırılması

    Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.

    Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır.

    Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz:

    1. Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.
    2. İşyeri sendika temsilciliği yapmak.
    3. Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip (28.02.2009 tarih ve 27155 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5838 sayılı Kanunun 32/4 maddesiyle eklenen ibare.) veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.
    4. Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.
    5. 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek.
    6. Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.

    İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.

    İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz.

     

    18. Maddenin mevcut halinde, işçinin işe iade davası açabilmesi için en az 6 aylık kıdem koşulu bulunmaktadır. Getirilen değişiklikle yer altı işlerinde çalışan işçilerde bu kıdem koşulu kaldırılmıştır. Yer altı işlerinde çalışan işçiler  kıdem koşulu olmaksızın ( 6 aydan az çalışanlar da) işe iade davası açabilecektir. Yer altı işlerinde çalışan işçiler lehine bir düzenlemedir.

    Bu durumda yer altı işlerinde işverenler, işçilerin kıdemi ne kadar olursa olsun iş akdini feshederken geçerli bir sebebe dayanmak zorunda kalacaktır.

    İşçi ile yapılan iş sözleşmesi, deneme süreli yapılmışsa,  İş Kanunu 15/2. Maddesi gereğince taraflar deneme süresi içinde, bildirim süresine gerek olmadan ve tazminatsız olarak sözleşmeyi feshedebilirler. Yer altı işlerinde çalışan işçinin sözleşmesi deneme süreli ise deneme süresi geçtikten sonra feshedilirse kıdem şartı aranmadan dava açabilecektir.

     

    Madde 0036: Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücret kesme yükümlülüğü

    Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hakedişlerinden öderler.

    Bunun için hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği işyeri ilân tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği yerlere yazılı ilân asılmak suretiyle duyurulur. Ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.

    Anılan müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri üzerinde yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.

    Bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.

    Bu maddede kamu tüzel kişilerine ve bazı teşekküllere verilen yetkileri 2 nci maddenin altıncı fıkrası gereğince sorumluluk taşıyan bütün işverenler de kullanmaya yetkilidir.

     

    Madde 0036: Kamu makamlarının ve asıl işverenlerin hakedişlerinden ücret kesme yükümlülüğü

    Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hak edişlerinden öderler.

    Bunun için hakediş ödeneceği ilgili idare tarafından işyerinde şantiye şefliği işyeri ilân tahtası veya işçilerin toplu bulunduğu yerler gibi işçilerin görebileceği yerlere yazılı ilân asılmak suretiyle duyurulur. Ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmez.

    Anılan müteahhitlerin bu işverenlerdeki her çeşit teminat ve hakedişleri üzerinde yapılacak her türlü devir ve el değiştirme işlemleri veya haciz ve icra takibi bu işte çalışan işçilerin ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.

    Bir işverenin üçüncü kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerinde bulunan tesisat, malzeme, ham, yarı işlenmiş ve tam işlenmiş mallar ve başka kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki üç aylık dönem içindeki ücret alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder.

    İşverenler, alt işverene iş vermeleri halinde, bunların işçilerinin ücretlerinin ödenip ödenmediğini işçinin başvurusu üzerine veya aylık olarak resen kontrol etmekle ve varsa ödenmeyen ücretleri hak edişlerinden keserek  işçilerin banka  hesabına  yatırmakla yükümlüdür.

     

    İş Kanunu 36. Maddenin 5. Fıkrasında yapılan bu değişiklikle taşeron çalıştıran işverenlere ücretlerin ödenip ödenmediğini aylık olarak kontrol etme ve ödenmemişse hak edişten ödeme yükümlülüğü getirilmektedir.

     Maddenin eski halinde bu özel işyerlerine ihtiyari olarak kullanılabilen bir yetki olarak verişmişken yeni halinde tüm işverenlere ( kamu- özel)bir zorunluluk haline getirilmektedir.

    İş kanunu 2. Maddesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Yargı kararları da bu yöndedir. Yapılan değişiklik ile alt işveren işçilerinin ücretinin ödenmesi garanti altına alınmaya çalışılmaktadır. Bunun yanında asıl işveren, daha hak edişi öderken ücret ödemelerini kontrol ederek, zaten müteselsilen sorumlu olduğu bir konuda ileride sürpriz ücret talepleri ile karşılaşmaktan kurtulacak, alt işverenin hak edişinden keseceği için ikinci bir maliyet unsuru yüklenmemiş olacaktır.

     

    Madde 0041: Fazla çalışma ücreti

    Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.

    Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

    Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.

    Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.

    İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.

    63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.

    Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.

    Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.

    Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.

     

    Madde 0041: Fazla çalışma ücreti

    Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.

    Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

    Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.

    Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.

    İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.

    63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.

    Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.

    Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.

    Bu kanunun 42 nci ve 43 ncü maddelerinde sayılan haller dışında  yer altında maden işlerinde  çalışan işçilere fazla çalışma yaptırılamaz.

    Yer altında maden işlerinde çalışan işçilere bu Kanunun 42 nci ve 43 ncü maddelerinde sayılan hallerde haftalık 36 saati aşan her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yüzden az olmamak üzere arttırılması suretiyle ödenir.

    Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmaların ne şekilde uygulanacağı çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.

     

    Yapılan değişiklikle yer altında maden işlerinde çalıştırılan işçilere  bazı haller dışında fazla çalışma yaptırılması yasaklanmaktadır. Yer altında çalıştırılan işçilere sadece 42. Maddede sayılan zorunlu nedenlerle (Gerek bir arıza sırasında, gerek bir arızanın mümkün görülmesi halinde yahut makineler veya araç ve gereç için hemen yapılması gerekli acele işlerde, yahut zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak koşulu ile işçilerin hepsi veya bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir) ya da 43. Maddede sayılan olağanüstü hallerde (Seferberlik sırasında ve bu süreyi aşmamak şartıyla yurt savunmasının gereklerini karşılayan işyerlerinde fazla çalışmaya lüzum görülürse işlerin çeşidine ve ihtiyacın derecesine göre Bakanlar Kurulu günlük çalışma süresini, işçinin en çok çalışma gücüne çıkarabilir.) fazla çalışma yaptırılabilecektir. Bu istisnai haller dışında yer altı maden işlerinde çalışan işçilere normal fazla mesai yaptırılması yasaklanmaktadır.

     

    Yapılan değişiklikle, normalde haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma kabul edilirken, yer altı maden işlerinde çalışan işçiler için fazla çalışmanın tanımı değişmekte 36 saati aşan çalışmalar fazla çalışma kabul edilmektedir. İş Kanunu 42 ve 43. Maddelerdeki istisnai durumlarda yer altında maden işerinde fazla çalışma yaptırılması gerekirse haftalık otuz altı saati aşan çalışmalar fazla çalışma kabul edilecektir.

     

    36 saati aşan her saat için %100 den az olmamak üzere fazla çalışma ücreti ödenecektir.

     

     Yer altında maden işlerinde çalışan işçilerin çalışma süresi kısaltılmış ve fazla çalışma yaptırılması yasaklanmıştır.

     Yer altı maden işlerinde işçi çalıştıran işverenler vardiyalı çalışma düzeni varsa 3 posta yerine 4 postada işçi çalıştırmak zorunda kalacaktır. Bu tür işlerde işverenin işçilik maliyeti artacaktır.

     

    Madde 0053: Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri

    İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.

    Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.

    Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

    İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

    1. Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
    2. Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
    3. Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,

    Az olamaz.

    Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

    Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

     

    Madde 0053: Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri

    İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.

    Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez.

    Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

    İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

    1. Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,
    2. Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,
    3. Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden,

    Az olamaz. Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır.

    Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

    Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.

     

    Yer altı işlerinde çalışan işçilerin izin süreleri arttırılmıştır. Maddede geçen izin sürelerine 4 gün ilave edilecektir.

     

    İş Kanunu 57/1. Maddesi uyarınca “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.”

    İşçi izin süresinde fiilen çalışmadan bu ücreti almaktadır.

     

    Yer altı işlerinde çalışan işçilerin izin süreleri arttırılmasıyla fiilen çalışmadan ücret ödenecek süre artmış olmaktadır.

     

    Madde 0056: Yıllık ücretli iznin uygulanması

    Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.

    Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

    Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.

    İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

    Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

    Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.

     

    Madde 0056: Yıllık ücretli iznin uygulanması

    Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez.

    Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

    Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir.

    İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.

    Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz.

    Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır.

     

    Alt işveren işçilerinden, alt işvereni değiştiği halde aynı işyerinde çalışmaya devam edenlerin yıllık ücretli izin süresi, aynı işyerinde çalıştıkları süreler dikkate alınarak hesaplanır. Asıl işveren , alt işveren tarafından çalıştırılan işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin  kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek  ve ilgili yıl içerisinde kullanılmasını sağlamakla, alt işveren ise altıncı fıkraya göre tutmak zorunda olduğu izin kayıt belgesinin bir örneğini asıl işverene vermekle yükümlüdür.

     

     

    1- Bazen alt  işvereni değiştiği halde işçi aynı işyerinde aralıksız çalışmaya devam etmektedir. Örneğin hastanenin temizlik işini alan firma sözleşme süresi bittiği için ayrılmakta yeni gelen temizlik firması eski işçilerle çalışmaya başlamaktadır. İşte bu gibi durumlarda izin süresi işçinin o işyerinde çalışmaya başladığı tarih esas alınarak hesaplanacaktır.  Bu halde sonradan gelen alt işveren önceki alt işveren işçilerini çalıştırırsa, (kendisi yeni işe giriş yapmasına rağmen) izin süresini  eski çalışmaları dikkate alarak hesaplayacaktır. Kullanmadığı izinleri varsa kullandıracaktır. Alt işveren değişse bile işçinin hakları saklı kalacaktır. Bu durumdaki bir işçiyi iznini  kullandırmadan işten çıkartırsa bu sürelerin ücretini ödeyecektir.

    Bu değişiklik işyerinde  sonradan çalışmaya başlayan ve önceki alt işverenin işçilerini çalıştıran alt işverenlere izin ve izin ücreti konusunda ek maliyet getirmektedir. Ayrıca alt işverenlerin işçiye karşı borçlarından asıl işverenler de müteselsilen sorumlu olduğu için asıl işverene de yansımaktadır. Özellikle bir yıllık sürelerle ihale edilen hizmet alımlarında aynı işyerinde devamlı çalışan taşeron işçilerin haklarını korumak amaçlanmıştır. İşçiler lehine yapılmış bir düzenlemedir.

     

    2-Değişiklikle alt işveren çalıştıran işverenlere yıllık ücretli izinlerle ilgili denetim yükümlülüğü getirilmiştir.

    Asıl işveren izin defteri/kartını kontrol etmek (doğal olarak alt işverenin bu kayıtları tutmasını sağlamak) zorundadır. İzinleri kullanma zamanını işin ve işyerinin durumuna göre iş verenin düzenleme hakkı bulunmakla birlikte, değişiklikle alt işveren işçilerinin ilgili yıl içinde izinlerini kullanmalarını sağlamak  asıl işverene bir yükümlülük olarak getirilmiştir.

     Bu değişiklik ilk bakışta asıl işveren için yeni bir yükümlülük gibi görünse de aslında asıl işvereni ileride ( işçinin kullanmadığı izinler nedeni ile) izin ücreti taleplerinden koruyacaktır.

     

     

    Madde 0063: Çalışma süresi

    Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.

    Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.

    Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

     

    Madde 0063: Çalışma süresi

    Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.Yer altı maden işlerinde çalışan işçiler için yeraltındaki çalışma süresi haftada en çok otuz altı saat olup günlük altı saatten fazla olamaz.

    Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir.

    Çalışma sürelerinin yukarıdaki esaslar çerçevesinde uygulama şekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.

     

     Yer altında çalışan işçilerin çalışma süresi haftalık 45 saatten 36 saate indirilmektedir. Ayrıca günlük 6 saatten fazla yer altında kalınamayacaktır.

    Vardiye usulü çalışılan bir maden ocağında 3  posta çalışırken, değişiklikten sonra 4 posta çalışması gerekecektir. Yer altı işlerinde işçilik maliyeti artacaktır.

     

    Madde 0112: Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı

    Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.

     

    Madde 0112: Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatı

    Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.

     

    4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında  alt işverenler tarafından çalıştırılan  işçilerin kıdem tazminatları;

    a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın   aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri , aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanunu 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,

    b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara , 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından,

    işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.

     

         Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı işçinin yazılı talebi halinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarakgüncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin son erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması halinde , işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır.

     

       İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını    ilgili    kamu  kurum   veya   kuruluşundan   tahsil   eder.  Ancak,  merkezi   yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.

          Kıdem tazminatı tutarı, 4734 sayılı Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde kıdem tazminatı ile ilgili açılacak bütçe tertibinden, (b) bendi kapsamında belirtilen işyerlerinde ise hizmet alımı gider kaleminden, ödeneğin yetip yetmediğine bakılmaksızın ödenir.

    Bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”

     

     

     

    İdarelerin hizmet alım ihaleleri kapsamında, alt işverenler tarafından  çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesinden kamu kurum veya kuruluşlarının sorumluğuna gidilmektedir. Bu düzenleme ile kamudaki taşeron işçilerinin kıdem tazminatları güvence altına alınmak istenmiştir.

     

    Yapılmak istenen düzenleme yalnızca Kamu İhale Kanunu 62. Maddesi (e) bendi kapsamındaki işleri kapsamaktadır. Yani sadece  hizmet alım ihaleleri ile ilgilidir. Diğer ihale konusu işlerde çalışan taşeron işçileri kapsam dışında tutulmuştur.

     

     

     

     

    HAZIRLAYAN:

    AV. ESMA GÜLBENK

     

    Bu Makaleyi arkadaşıma göndereyim


    Kötü Makaleyi Değerlendirin:
    1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
    Çok İyi
    Bu Makalenin yazıcınızdan çıktısını alabilirsiniz. Tıklamanız yeterli.Yazdır


    Bu makale siteye eklendiği 11-09-2014 tarihinden beri 11704 kez okunmuştur.

    Bu İçeriği paylaşın

    Share |


    17 Aralık 2017, Pazar
    Bir önceki iş günü 15:30 da açıklanan
    Para BirimiDöviz AlışDöviz SatışEfektif AlışEfektif Satış
    USD3.85913.86603.85643.8718
    EUR4.55114.55934.54804.5662
    GBP5.17205.19905.16845.2068

    > AYLIK DÖVİZ KURLARI TABLOSU <
    Site İstatistikleri
       Online : 5    
       Bugün : 613    
       Bu Ay : 225.154    
       Bu Yıl : 4.029.303    
       Toplam : 10.196.929    
    Tüm Hakları Saklıdır 2013 GÜLBENK MÜŞAVİRLİK - Adres: Mustafa Kemal Mah. 2155. Sk. Nep Office 4 K:2 D: 9-10 Çankaya ANKARA Tel : 0(312) 223-6314 Faks : 0(312) 223-5985
    Sitemizde yayınlanan yazılar aktif link vermek kaydı ile yayınlanabilir.
    free stats